11 Aralık 2009 Cuma

BEBEKLERİN BANYOSU SIRASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR


Özellikle bebek sahibi olanların ve bebek sahibi olmak isteyenlerin veya bebek bekleyenlerin okumasını önerdiğim bir yazıyı paylaşmak istiyorum sizinle.
Bebeğinizin su ve banyo ile ilk tanışması çok önemlidir. Su ve banyo ile ilk kez tanışan bebeğin bu işlemden hoşlanması için elinizden geleni yapın. çünki bu ilk temas daha sonraki banyo zamanlarının niteliğini belirleyecektir. Oda ısısı bebeğin soyundurulduğunda üşüyüp irkilmeyeceği bir ısıda (20–24 derece)olursa, bebeğiniz banyodan korkmayacak aksine hoşlanacaktır.

Bazı anneler, akşamlan bebeğin babası eve geldiğinde onun da yardımıyla yıkamayı tercih ederler.
Bebeği ne sıklıkta yıkayacağınız size bağlı­dır. Bazı doktorlar her gün yıkamayı önerirken, bazıları özellikle bebeğin cildinin kurutulmasının zor olduğu kış aylarında, iki günde bir ban­yoyu uygun görmektedirler. Bebeğin bezi ve ağzı her gün iyice temizlendiği sürece, bebek günlerce banyo yapmadan durabilir.
Mutfak, bebeği yıkamak için en uygun yer­dir. Çünkü çoğu evde, özellikle soğuk kış gün­lerinde, mutfak en uygun ısının bulunduğu yerdir.
Narin ve küçücük bir bebeği yetişkin insan­ların banyosunda yıkamak bazı anne ve baba­lar için zor ve rahatsızlık verici olabilir. Dolayı­sıyla, çoğu anne babalar banyolarına birde be­bek için kullanılabilen banyo küveti alırlar. Bü­yük kaplar ya da leğenler de bu iş için kullanı­labilir. Küçük bir küvetle de rahat edemiyorsa­nız, bebeği süngerle silmek suretiyle banyo et­tirebilirsiniz. Çoğu doktorlar, bebeğin göbeği iyileşene kadar, süngerle silmek suretiyle ban­yo yaptırmayı daha uygun görmektedir.
Banyo yaparken dikkat edilmesi gereken, her şeyi önceden hazırlamaktır. Bebeğinizi banyoda bir an bile yalnız başına bırakmayınız. Bebeğin banyo küveti, hele içinde su varsa, bebeğin yalnız bırakılması halinde ölümcül za­rarlar verebilecek bir yerdir. Anne ve babalar bebeklerini banyoda hiçbir zaman kendi haline bırakmamalıdır. Bırakın, telefon ya da kapının zili saatlerce çalsın. Bebeğinizden sizin dikkati­nizi ayıracak hiçbir şeyle ilgilenmeyin. Bu yüz­den, önceden planlama yapmak çok önemlidir.
Gerekli olan şeyler şunlardır: Sabun, yıkama bezi, havlu, pamuk, losyon ya da pudra (bunlar gerekli değildir ama güzel kokmak için kullanı­labilir), temiz bebek bezi, çamaşır, gecelik ya da uyku elbisesi.
Banyo küvetine su doldurduktan sonra (üç beş santimetreden daha yüksek su doldurma-yın), suyun yeterince sıcak olup olmadığını an­lamak için bileğiniz ya da dirseğinizle suyu kontrol edin. Su yeterince ılık olmalı, fazla so­ğuk olmamalıdır. Bazı anne babalar banyo için bir termometre kullanırlar. Eğer termometreniz varsa, suyun sıcaklığının 32.5 ile 37.5°C arasın­da olmasına dikkat ediniz.
Bebeği soyun. Başını bileğinizle destekleyin ve bu elinizin parmaklarıyla bebeği koltuk alt­larından kavrayın; daha sonra banyoya sokun, önce yüzünü yumuşak bir bezle yıkayın, sa­bun kullanmayın. Bebeğin gözlerini yıkamak için, temiz suya daldırılmış törofil pamuk kulla­nın. Bebeğin başını haftada bir ya da iki kez şampuanla yıkamak yeterlidir. Bebeğin başının saçlı kısmını yıkarken hafif bir sabun ya da şampuan kullanınız.Bebeğin yüzü yıkandıktan sonra, vücudu­nun geri kalan kısmını sabunlayın. Çoğu anne-babalar, bir elleriyle bebeği kavramış durumda oldukları için bebeğin vücudunu, banyo bezi yerine diğer elleriyle sabunlamayı tercih et­mektedirler. Bebeğin bezinin kapladığı alanı ilk önce yıkayınız.
Sabunlu alan, suyla durulandığında, bebe­ğinizi yumuşak banyo havlusuna almak için iki elinizle kavrayınız.
Eğer bebeğin göbeği henüz iyileşmemişse, doktorunuz bu bölgeyi alkolle silmeyi önerebilir.Bebek kurulandıktan sonra, losyon ya da pudra kullanmak isteyebilirsiniz. Bebeğin cildi kuru ise losyon, bebeğin cildi nemli ise pudra kullanılmalıdır. Çoğunlukla ikisi de gerekli de­ğildir. Pudra kullanırsanız, kutuyu doğrudan üzerine püskürtmeyiniz, çünkü toz zerrecikleri­nin biraraya gelmesi bebeğin cildini rahatsız edebilir. Pudrayı önce bebekten uzakta elinize döküp, daha sonra bebeğin vücuduna yavaşça yayınız. Bebek yağı kullanmayınız. Bu, cilt problemlerine neden olabilir.Kaynak



CYBORGLARA BİR ADIM DAHA


Bilim Kurgu filmlerinde görmeye alıştığımız yarı insan yarı robotların bir gün gerçek olacağına benim gibi inanan arkadaşlarımız vardır mutlaka. Yakın zamanda okuduğum bir haberin içeriğinden bahsetmek istiyorum sizlere. Avrupa'daki bilim adamları kolunu kaybeden 26 yaşndaki bir erkeğe sadece düşünce gücüyle hareket eden bir el taktılar. Üstelik bu hareketler sadece açma-kapatma gibi basit hareketler değil. Ağırlığını İtalyan Bilim adamlarının oluşturduğu deneyi gerçekleştiren bilim adamları grubu Roma'da konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Bilim adamları elektrodların bağlı olduğu bir ay süreyle hastanın parmaklarını hareket ettirmeyi, yumruk yapmayı ve eşyaları tutmayı öğrendiğini anlattılar.Bilim adamlarının hedefinde saç teli kalınlığındaki elektrotların hastada daha uzun süre bağlı kalmasını sağlamak.Eğer bu gerçekleşirse gerçeğine çok ama çok yakın ve hemen hemöen aynı kabiliyette ellere sahip insanları görebileceğiz.Bu henüz bir başlangıç demeyeceğim çünkü bu başlangıcın sadece bir parçası. Zaman zaman sadece el,kol,bacak vb. uzuvlarımızın değil iç organlarımızın ve hatta beynimizin bile yerini alabilecek yapay organizmaların üretilmesi için hızlı bir gelişmenin olduğunu hepimiz biliyoruz.http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/teknoloji/12/02/dusunceyle.hareket.eden.robot.el.basarili/553923.0/index.html